X-Men ’97, Marvel Sinematik Evreni’nin (MCU) son yıllarda zorlandığı bir anlatı aracını ustalıkla kullanıyor. Bu fark, dizinin birinci sezon finalinde ortaya çıkan zaman yolculuğu mekanizmasıyla belirginleşmişti; ikinci sezonun üç bölümlük galası ise bu farkı daha da pekiştiriyor.
Zaman Yolculuğu ve İki Paralel Hikâye
Birinci sezon finalinde, X-Men ekibi Dünya’yı ölümcül bir asteroid çarpmasından kurtardıktan sonra zaman içinde dağılmıştı. Takımın yarısı 3960 AD yılına, gelecekte Apocalypse’in (Kıyamet) dünyayı ele geçirdiği bir döneme gönderildi. Diğer yarısı ise M.Ö. 3000 yılına, Antik Mısır’a gönderildi; burada hâlâ En Sabah Nur adıyla bilinen Apocalypse, adaletsiz bir firavunu devirmeye yönelik seferine yeni yeni başlamıştı.
Sezon 2’nin üç bölümlük galası, bu iki ekibin kaderini adım adım ortaya koyuyor. Ortadaki bölüm, X-Men’lerin yokluğunda Dünya’nın nasıl bir yola saptığını gösteren bir ara kesit sunarak izleyiciyi farklı bir perspektife yönlendiriyor. Böylece zaman içinde iki ayrı çizgi, aynı anda izleyiciye sunulmuş oluyor.
Easter Egg’ler ve MCU’ya Karşı Yaklaşım
Dizi, çizgi romanlara gönderme yapan Easter egg’leri, açıklama ya da yorum olmaksızın sadece bir selamlamı olarak sunuyor. Bu yaklaşım, MCU’nun son dönemlerde Easter egg’leri açıklama aracı olarak kullandığı yöntemden tamamen farklı. Örneğin, Doctor Strange in the Multiverse of Madness filminde Earth‑838’den gelen Illuminati sahnesi, evreni açıklamak için duraklatma işlevi görüyor; oysa X-Men ’97, 1990’ların Marvel Animasyon Evreni’ne bir selam niteliğinde, izleyiciyi zorlamayan bir referans sunuyor.
Sezon 1 finalinde Peter Parker ve Mary Jane Watson’ın Spider‑Man ’94’ten konuk olduğu sahne, aynı şekilde sadece bir anı niteliğinde. Bu tür göndermeler, hikâyeyi bölmeden, sadece hayranlara küçük bir sürpriz sunuyor.
Bu tutum, sıradan süper kahraman izleyicisinin diziye önceden araştırma yapmadan da keyif almasını sağlıyor; MCU’da giderek karmaşıklaşan evren yapısının aksine, X-Men ’97 izleyicinin zekasına güveniyor.
Sezon 2’nin İzleyiciye Güveni
İkinci sezon, bu güveni daha da pekiştiriyor. Çizgi roman tutkunları, “Mother Askani” kimliğine dair ipuçlarını “Days of Past Future” bölümünde fark edecek, ancak isim doğrudan söylenmiyor. Benzer şekilde, “A Force To Be Reckoned With” bölümünde Kid Omega ve Monet gibi genç mutantların kısa görünümleri, hikâyenin akışını etkilemeden bir selam niteliğinde.
Fırat’ta, Apocalypse’e karşı duran firavun Rama‑Tut, ileri teknolojiye sahip bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Onun Kang’in bir varyantı olduğu gerçeği, izleyicinin hikâyeyi anlaması için zorunlu değil; ancak meraklı yeni izleyiciler, “conqueror” (fatih) ifadesini duyduklarında kimliğini tahmin edebilirler.
Bu üç bölüm, Disney+ platformunda şu anda izlenebilir durumdadır. Haberi ilk duyuran Matt Morrison, SuperHeroHype için raporlamada bulunmuş ve içeriğin yayıncısı Evolve Media olarak belirtilmiştir.
