Kurt Russell, son zamanlarda Taylor Sheridan’ın televizyon evreni üzerine düşüncelerini paylaştı. Sheridan’ın dizilerinin, geniş bir izleyici tabanına, kendisinin “sessiz çoğunluk” olarak nitelendirdiği kesime nasıl dokunduğunu anlatan aktör, bu bağlamda The Madison ve Monarch projelerindeki deneyimlerini de değerlendirdi.
Monte‑Carlo TV Festivali’ndeki Ödül ve Deadline Görüşmesi
Monte‑Carlo TV Festivali’nde Kristal Nymph ödülünü aldığının ardından, Russell Deadline ile yaptığı söyleşide yeni projelerinden bahsetti. “I hadn’t done any television for over 50 years when I did Monarch, and then The Madison.” diyerek, uzun bir aradan sonra televizyona dönüşünü vurguladı. Görüşmede ayrıca Monarch ve The Madison dizilerinin yapım süreçlerinden söz etti.
The Madison’da Karakter, Tema ve Oyuncu Kadrosu
The Madison’da Preston Clyburn karakterini canlandıran Russell, sahnelerin büyük bir kısmının flashback (geri dönüş) şeklinde çekildiğini belirtti. Dizi, Michelle Pfeiffer’ın canlandırdığı Stacy Clyburn karakteriyle aile, kayıp ve olgunluk temalarını işler. Russell, dizinin yetişkin izleyicilere yönelik olduğunu şöyle ifade etti: “It’s really an adult-themed show, because you can’t really appreciate [the story] until you have something like that happen to you at a certain time in your life. I’ve never done anything like The Madison in terms of how it hits people.” Ayrıca, Pfeiffer’ın karakterinin 40 yıllık evliliğin değerini fark etmeden geçen birine benzetilmesi üzerine şu sözleri söyledi: “Very few people have the opportunity to have a wonderful 40-year marriage, but where you had no idea how wonderful it was, like Michelle’s character [Stacy Clyburn].” “How do you show that, how do you talk about that? She’s so wrought with not just guilt, but angst and anger at herself for not getting all of him.” diyerek duygusal yoğunluğa değindi.
‘Sessiz Çoğunluk’ ve Dizilerin Popülerliği
Sheridan’ın yapımlarının geniş kitlelere ulaşmasının temelinde, Russell’ın “It’s the silent majority,” şeklindeki açıklaması yatıyor. Aktör, bazı filmlerinin ilk çıkışta ilgi görmediğini, ancak DVD’lerin ardından kült klasiklere dönüştüğünü hatırlattı: “A lot of the movies that I did that became truly beloved or cult classics were just dead on arrival, or they didn’t do very well [at first].” “Had it not been for DVDs, my career would have been completely different. I probably have 12 or 15 movies that are in the zeitgeist [and] people love, not from the release of the movie, but from finding it years later.” sözleriyle, zamanla oluşan izleyici bağının önemine işaret etti.
The Madison şu anda Paramount+ platformunda izleyicilerle buluşuyor. Haberin hazırlanmasında, Evolve Media bünyesinde profesyonel güreş yazarı olarak görev yapan Ojas’ın katkıları yer aldı; Ojas, WWE, AEW ve diğer spor dallarındaki güncel gelişmeleri takip eden bir yazar olarak biliniyor.
