Scott Pelley’nin ani işten çıkarılmasının ardından CBS içindeki yankılar, 60 Minutes’ın iki uzun yıllı yüzüne yöneldi: Lesley Stahl ve Bill Whitaker.
Scott Pelley'nin Ayrılığının Ardından
Program, Pelley’in beklenmedik çıkışıyla zaten sarsılmışken, çalışanlar artık iki tanınmış muhabirin de istifasını tartışıyor. Bu olası ayrılık, 60 Minutes’ın geçmişine dair kalan son bağları da koparabilir.
Stahl ve Whitaker'ın Programdaki Rolü
84‑ yaşındaki Lesley Stahl, 1971’de CBS News’e katılmış ve 1991’de programın muhabiri olarak göreve başlamış; Mike Wallace ve Morley Safer gibi efsanelerle birlikte çalışmış bir isim. Yıllık yenilenen bir sözleşme üzerine çalışan Stahl, programı hayatının bir parçası hâline getirmiş durumda. Yıllar içinde “Grandma Badass” takma adıyla anılan Stahl, 2021’de Rwanda’da dağ maymunlarını takip ederken gösterdiği azimle de hafızalarda yer etti.
74‑ yaşındaki Bill Whitaker ise 1984’te CBS’e katılmış, 2014’te 60 Minutes ekibine dahil olmuş; bu yönüyle programın görece yeni yüzlerinden biri sayılıyor. Son dönemde Jane Pauley ile sözleşme görüşmeleri belirsizliğe sürüklenirken, Whitaker CBS Sunday Morning adaylığıyla gündeme gelmiş, ancak 60 Minutes’ta kalma arzusunu dile getirmiştir.
Prodüktörlerin Karşı Karşıya Kaldığı İkilem
Veteran prodüktörler, haftalarca süren araştırma ve derinlemesine raporlamaya olanak tanıyan 60 Minutes formatının sunduğu “zaman” ayrıcalığını kaybetme riskini değerlendiriyor. Programdan ayrılmak, bu değerli gazetecilik pratiğini terk etmek anlamına gelirken, kalmak ise olası işten çıkarma durumunda yüksek kıdem tazminatı almalarını engelleyebilir. Prodüktörler, işten çıkarılmaları hâlinde alabilecekleri yüksek kıdem tazminatlarıyla da karşı karşıya.
Şu an Stahl ve Whitaker’ın elindeki pazarlık gücü oldukça yüksek. Bir kaynak Variety’ye, "I think they feel like if they leave, there’s nothing left of ’60.'" diyerek, ikilinin çıkışının programın kimliğine büyük darbe vuracağını vurguladı.
Bu belirsizlik, CBS’in yeni yöneticileri Weiss ve Bilton’un vaat ettiği köklü değişikliklerin içinde, 60 Minutes’ın tarihsel hafızasını da taşıyan bu iki muhabirin geleceğinin hâlâ net olmadığını gösteriyor.
