Charlie Brooker'ın zihin açan ve çoğu zaman rahatsız edici serisi "Black Mirror", 7. sezonuyla 2025'in sonlarında Netflix ekranlarına geri dönüyor. Teknoloji bağımlılığımızın ve dijital geleceğimizin karanlık yüzünü ele alan bu yeni sezon, yapay zekanın etik sorunlarına ve sanal dünyanın distopyasına odaklanacak.
Deepfake ve Metaverse: Yeni Tehdit Alanları
Charlie Brooker, bu sezonla birlikte izleyiciyi doğrudan güncel tartışmaların içine çekiyor. Sezonun ana teması, yapay zekânın ve deepfake teknolojisinin yarattığı tehditler olacak. Artık sadece sosyal medyada değil, politik arenalarda da karşımıza çıkan deepfake'ler, gerçeğin ve yalanın arasındaki çizgiyi tamamen bulanıklaştırıyor. Brooker'ın bu konuya nasıl bir yaklaşım sergileyeceği, teknolojinin manipülasyon gücünü nasıl ele alacağı büyük bir merak konusu.
Bir diğer ana tema ise metaverse distopyası. Sanal gerçeklik dünyalarının, gerçek hayatın yerini aldığı bir gelecekte insanlığın nasıl bir psikolojik çöküş yaşayacağını, sosyal ilişkilerin nasıl değişeceğini ve bireyin kimlik arayışının ne yöne evrileceğini izleyeceğiz. Bu, dizinin "San Junipero" gibi umut veren bölümlerinden çok, "Nosedive" gibi sosyal eleştiri yapan bölümlerine daha yakın bir çizgide ilerleyeceğinin bir işareti.
90 Dakikalık Tek Bölümlük Film Denemesi
"Black Mirror", teknolojik ilerlemenin getirdiği ahlaki ikilemleri, insanlığın zaaflarını ve dijital dünyanın bizi nasıl bir geleceğe sürükleyebileceğini sorgulayan cesur bir seri olmaya devam ediyor. 7. sezon da bu geleneği sürdürerek, bizi bir kez daha rahatsız edici ama bir o kadar da gerçekçi senaryolarla yüzleştirecek.
Sizce Black Mirror'ın bu yeni sezonunda işleyeceği konular, günümüz dünyasının en büyük endişelerini mi yansıtıyor?